Vasiyet ve Miras

Abdullah İbn-i Ömer Peygamberimizin (sav) şöyle buyurduğunu bildiriyor: ’’Mal sahibi bir müslümanın, vasiyetini yazmadan iki gece üstüste geçirmesi doğru değildir’’ (Buhari)

Peygamberimizin sünneti gereği her müslümanm her ihtimale karşı vasiyetini yapmak zorundadır. İslam alimleri, mal sahibi müslümanların vasiyetlerini önceden belirleyip, miraslarını dağıtmalarının zorunlu olmamasına rağmen, tavsiye edilir bir davranış olduğunda fikirbirliği halindedirler.

Kur'an'la beraber inananlar için indirilen miras hukukunda, mirasın nasıl dağıtılacağı belirlenmiş, müslümanların vasiyetlerini yaşarken yapmaları ve mallarını dağıtmaları tavsiye edilmiştir.

Islam'ın miras hukukunda, vasiyetin önceden yapılması tavsiye edilmiştir sadece, mecburi değildir yalnız vasiyet eden kişinin borç veya zekat borcu varsa, vasiyeti önceden yapması zorunlu görülmektedir. Vasiyette zekatın kimlere verileceğinin veya gerekli şartlar  hasıl olmasına rağmen hac görevi yerine getirilmemişse, hac yapma vekaletinin kime verileceğinin bildirilmesi gerekmektedir.

Bir mümin, gayrimüslim bir ülkede yaşıyorsa, vasiyetini önceden yazması ayrıca tavsiye edilmektedir.  Bu müslümanın, vasiyetinde şu durumları açıklığa kavuşturması şarttır:

- Defin işleminin İslam dini ve islami şartlara uygun şekilde yerine getirilmesi
- İslam miras hukukunun gözetilmesi

Bu konuda Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır: ’’Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya veya yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması – Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak – size yazıldı (farz kılındı)’’(Bakara Suresi, 180. Ayet).

Miras payı

Sa'd İbnu Ebi Vakkas bu konuda şunları aktarıyor bizlere: ’’ Resulullah (sa) Veda Haccı senesinde, bende şiddet peyda eden bir ağrı sebebiyle yatmakta olduğum hastalığım için bana geçmiş olsun ziyaretine geldi. "Ey Allah'ın Resulü" dedim, "gördüğünüz gibi ağrım çok şiddetlendi. Ben mal mülk sahibi bir kimseyim. Bana varis olacak tek kızımdan baş­ka kimsem yok. Malımın üçte ikisini tasadduk etmek istiyorum!" dedim. Hemen "Hayır, olmaz!" buyurdular. "Yarısı?" dedim. Yine "olmaz!" buyurdular. "Üçte biri?" dedim. "Üçte birini mi? Üçte bir de çok. Senin varislerini zenginler olarak bırakman, halka ihtiyaçlarını açan fakirler olarak bırakmandan daha hayırlıdır. Sen aziz ve celil olan Allah'ın rızasını arayarak her ne harcarsan -hatta bu, hanımının ağzına koyduğun bir lokma bile olsa- mutlaka onun sebebiyle mükafaatlanacaksın" buyurdular. Ben: "Ey Allah'ın Resulü" dedim. "Ben arkadaşlarımdan sonra burada kala­cak mıyım?" dedim. "Eğer geri kalır, kendisiyle Allah'ın rızasını düşündüğün bir amel ya­pacak olursan bu ameller sebebiyle mutlaka derecen artacak, merteben yükselecektir. Şunu da söyleyeyim. Sen daha yaşayacaksın. Öyle ki Allah seninle bir kısım kavimlere hayır ulaştıracak, diğer bir kısımlarına da şer" buyurdular. Resulullah (sa) sonra şöyle dua ettiler: "Allahım! Ashabımın hicretini tamama erdir. Onları gerisin geri (başarısızlıkla) çevirme!" Ve sözlerini [Hicret evi olan] Mekke'de ölmüş olan Sa'd İbnu Havle hakkında sarfettikleri "Lakin zavallı, Sa'd İbnu Havle'dir!" mersiyesiyle tamamladılar.
 ’’ (Buhari, Cenaiz 37, Vasaya 2, 3, Fezai-lu'l-Ashab 49, Megazi 77, Nafakat 1, Marza 13, 16, 43, Feraiz
).

Bu hadis rivayetinden hareketle, sünnete göre  bir müslümanın,  malının ancak üçte birini ailesinden başka bir kişi, kurum veya kuruluşa bağışlayabileceğini smyleyebiliriz. Bundan fazlasını bağışlaması durumunda, mirasçıların mirası geri talep etme hakları doğmaktadır.

Miras sahibi, vasiyetinde belirli aile mensuplarına daha fazla miras kalmasını talep edebilir. Fakat hukuki açıdan miras alması gereken bir aile bireyini mirasından tamamen men etmesi mümkün değildir.

Sonuç itibariyle; İslam hukukuna göre her müslümanın mal varlığının üçte birini kendi istediği kişi, kurum ve kuruluşa bağışlama hakkı ve yetkisi bulunmaktadır. Siz de bu payı, herhangi bir yardım kuruluşuna, mesela Islamic Relief’e bağışlama hakkına sahipsiniz. Bu miras payını yardım kuruluşumuza aktararak, fakir ve muhtaçlara yardım edebilir, arkanızdan dua edilmesini sağlayabilirsiniz.

 

Bağışlar